TUŞPA SİTADELİ

Van Gölü’nün doğu kıyısında kurulan Tuşpa Kenti tarihöncesi çağlardan 20. yy. başlarına kadar geçen sürede birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bunlardan en önemlisi ise Van kayalığı ve çevresine Tuşpa adıyla başkentlerini inşa eden Urartulardır. MÖ 9. yüzyıldan 6. yüzyıla kadar yaklaşık 250 yıl boyunca Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran ve Aras Havzasında etkili olan Urartular siyasi etkilerine paralel olarak mimari açısından da birçok yeniliğin öncüsü olmuş başkent Tuşpa’da birçok anıtsal eser inşa etmişlerdir. Bunlardan Sardur Burç, Anıtsal Kaya Mezarları, Eski ve Yeni Saraylar, Doğu ve Batı Hendekleri, İçkale Surları, Minua Sirşinisi ve obelisklerin bulunduğu Analıkız Alanı Tuşpa sitadelinde günümüze kadar ulaşan önemli Urartu anıtlardır. Sitadelde bulunan önemli Urartu dönemi yapılarından birisi de İç Kale içerisinde yer alan ve ‘Eski Saray’ olarak bilinen yapı kompleksidir. Prof. Dr. M. Taner Tarhan başkanlığında yürütülen 1989-1991 dönemi kazılarında Yukarı Sitadel alanında ‘Eski Saray’ olarak adlandırılan bölgede de kazı çalışmaları yapılmıştır. Bu alanda iki evreli bir Osmanlı Dönemi mimarîsi altında ana kaya üzerine oturmuş, oldukça iri taşlardan oluşan ve sitadeldeki en erken yapı kalıntısı olarak tanımlanan, iri traverten bloklardan inşa edilmiş bir “platform” yapısı ortaya çıkarılmıştır. 2012 yılı çalışmalarımızda neredeyse tamamen toprağa gömülmüş bu alanda kazı ve temizlik çalışması yürütülmüştür. Sitadelin batı ucundaki Sardur Burç yapısı ile inşa karakteri açısından benzerlik göstermesi nedeniyle ‘Eski Saray’ olarak adlandırılmış ve Urartu Krallığı’nın erken dönemlerine ait olabileceği öne sürülmüştür. Çalışmalar sonucunda platform olarak tanımlanan mimarînin doğu duvarının, kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan 5.40 metrelik kısmı ortaya çıkarılmıştır. 3 sıra taştan inşa edildiği yayınlarda belirtilen duvarın 4. ve son sırası bu sene yapılan çalışmayla tespit edilmiştir. Duvarın belirlenebilen yüksekliği 2.05 m.dir. Duvarın, üstten ilk üç sırasında bulunan taşlar ortalama 80x60x100-100x70x100 cm. arasında değişen ölçülere sahiptir. Alt sıradaki taş dizisi ana kayaya oyulmuş duvar temel yatağına oturtulmuştur. Duvar büyük olasılıkla güneybatı aksında ilerleyerek, Yukarı Sitadel’in güney cephesinde bulunan sur-teras duvarı ile birleşmektedir. Bu yıl yapılan çalışmalarda duvarın en altta yeni bir taş dizisinin bulunmasının yanı sıra duvarın üstten en az bir taş dizisine sahip olduğu görülmüştür (Resim:5). 2012 yılı çalışmalarında platform olarak tanımlanan mimarîyle kuzeybatı yönde 90 derecelik bir açı ile birleşen bir duvar ortaya çıkarılmıştır. Kuzeybatı-güneydoğu aksında ilerleyen duvar iki sıra az işlenmiş taştan inşa edilmiştir. İşçilik ve kullanılan taş cinsi açısından platform duvarlarıyla farklılık gösteren duvarın yaklaşık olarak 2 m.lik kısmı saptanmıştır. Duvarın üst seviyesinde kumtaşından löyfer dizisi tek sıra yer yer iki sıra uzanmaktadır. Löyfer dizisinin üzerinde kerpiçten duvar takip edilebilmektedir. Mevcut duvarın dönemi hakkında bir belirleme yapmak henüz mümkün görünmemektedir. Ancak geç dönem eklentisi olduğu açıktır. Söz konusu kazı alanlarında ilerleyen yıllarda çalışılmaya devam edilecektir.